Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma: TMK m. 166 ve Yargıtay Kararları

Lex Asistan Hukuk Ekibi7 dk okuma

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, boşanma davalarının büyük bir bölümünü oluşturan genel boşanma sebebidir. TMK m. 166’da düzenlenen bu sebep, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeyi eşlerden beklenemeyecek derecede sarsması halinde uygulanır. Bu yazıda bu boşanma sebebinin şartlarını, çekilmezlik kriterini, kusurun rolünü ve Yargıtay’ın emsal kararlarını pratik bir dille açıklıyoruz.

Mevzuat Çerçevesi

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, şu temel düzenlemelerle şekillendirilmiştir:

  • TMK m. 166/1: Evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılması halinde eşlerden birinin boşanma davası açabileceğini düzenler.

  • TMK m. 166/2: Davacının kusuru daha ağır ise davalıya itiraz imkânı tanır. İtiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer yarar kalmamışsa hâkim boşanmaya karar verebilir.

  • TMK m. 166/3-4: Anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık yani ortak hayatın yeniden kurulamamasını düzenler.

  • TMK m. 185 ve TMK m. 186: Evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri düzenler.

  • TMK m. 2: Dürüstlük kuralına ilişkin düzenlemedir. TMK m. 166/2’deki itirazın değerlendirmesi, bu kuralın boşanma davasına uygulanmış özel bir halidir.

  • TMK m. 174 ve TMK m. 175: Maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası düzenlenir. Kusur değerlendirmesi dikkate alınır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedir?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, genel bir boşanma sebebidir. Çünkü kanunda tek tek sayılan özel hallere bağlı değildir. Hâkim, olgunun davacı açısından evliliği çekilmez hale getirip getirmediğini takdir yetkisiyle değerlendirir.

Bu durumun pratik anlamı: Özel bir boşanma sebebi bulunsa dahi, genel sebep olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak da dava açılabilir. Temelinden sarsılma, genel sıkıntılardan farklı olarak, ortak hayatı sürdürmesi beklenemeyecek derecedeki durumları ifade eder.

Bu sebebe dayalı boşanmanın şartları nelerdir?

TMK m. 166/1 iki şartı birlikte arar:

  • 1. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması: Eşler arasında evliliği temelinden sarsan ciddi ve şiddetli bir durum bulunmalıdır.

  • 2. Ortak hayatın çekilmez hale gelmesi: Bu durum, en az davacı eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmiş olmalıdır. Her iki eş için de çekilmez olması şart değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1903 - K.2019/1397 - T.19/12/2019 kararında; evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şart olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması ve ortak hayatın çekilmez hâle gelmiş bulunması gerektiğini belirtmiştir. Evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime takdir hakkı tanımış; olayın özellikleri, oluş biçimi, eşlerin kültürel sosyal durumları, eğitim durumları, mali durumları, eşlerin birbirleri ve çocukları ile olan ilişkileri, yaşadıkları çevrenin özellikleri, toplumun değer yargıları gibi hususlar da dikkate alınarak evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığının tespit edileceğini vurgulamıştır. Ayrıca Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3407 - K.2025/10137 - T.24/11/2025 kararına göre evlilik birliği, eşlerin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa boşanmaya karar verilir. Taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve evlilik birliğinin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut olması halinde eşlerin birlikte yaşamaya zorlanmaması gerekmektedir.

Bu şartların pratik anlamı: Hâkim, evlilik hakkında takdir yetkisiyle değerlendirme yapar. Yargıtay’a göre eşler, evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeksizin sadece aynı çatı altında yaşıyorsa evlilik birliği çekilmez halde demektir.

Hangi haller evlilik birliğini temelinden sarsar?

Yargıtay kararlarında evlilik birliğini temelinden sarsan haller olarak kabul edilen bazı örnekler:

  • Şiddet ve kötü muamele: Fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, başkaları önünde küçük düşürme. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/82 - K.2024/6748 - T.02/10/2024 kararında kendisine fiziksel şiddet uygulanan eşin boşanma davası açmakta haklı olduğunu ve taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/695 - K.2008/710 - T.26/11/2008 kararında; eşlerden birinin aşırı hesaplı ve cimrilik ölçüsünde tutumlu olması halinde diğer eşin ekonomik şiddet gördüğünü vurgulamıştır.

  • Sadakatsizlik ve güven sarsıcı davranışlar: Eşe karşı saygısızlık ve sadakatsizlik gösteren sözler ile davranışlar, güven sarsıcı davranışlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3407 - K.2025/10137 - T.24/11/2025 kararında, eşin diğer eşe karşı güven sarsıcı davranış içinde bulunması halinde; taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut olduğu vurgulanmıştır.

  • Aşırı kıskançlık: Ortak hayatı çekilmez hale getiren aşırı kıskançlık, baskı kurma. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3628 - K.2024/1378 - T.29/02/2024 kararında erkeğin kadına karşı kıskanç tavırlar içine girmesi, şüpheci ve baskıcı tutum sergilemesi halinde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte ve erkekten kaynaklanan bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğunu, kadının dava açmakta haklı olduğunu belirtmiştir.

  • Yükümlülüklerin ihlali: Eve ve çocuklara bakmama, ekonomik yükümlülükleri yerine getirmeme, kişisel hijyene özenmeme. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1702 - K.2023/5406 - T.09/11/2023 kararında; evden ayrılırken çocuklarını yanında götürmeyen, çocuklarını arayıp sormayan, çocuklarına yemek hazırlamayan, çocukları hastayken ilaçlarını takip etmeyen, çocuklarını okula giderken hazırlamayan annenin boşanma davasında kusurlu olduğunu belirtmiştir.

  • Onur kırıcı davranışlar: Eşe karşı aşağılayıcı beyanlar, eşe hakaret. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10746 - K.2023/1624 - T.05/04/2023 kararında erkeğin eşine şiddet uygulaması, hakaret ve küfür etmesi halinde kusurlu olduğu vurgulanmıştır.

Bu hallerin pratik anlamı: Hâkim, her olayı somut koşullara, evliliğin durumuna, tarafların sosyoekonomik yapısına ve diğer saiklere göre değerlendirir.

Davalının “davacı daha kusurlu” itirazı nedir?

TMK m. 166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağırsa davalıya itiraz imkânı tanınmıştır.

  • Kusur değerlendirme zamanı: Hâkim, kusur değerlendirmesini dava açılmadan önce gerçekleşen ve üzerinden uzun zaman geçmemiş olaylar üzerinden yapar.

  • Davacının kusursuzluğu: Ortak hayatı çekilmez hale getiren olayları davalı meydana getirmişse ve davacının kusuru yoksa davalının itirazına itibar edilmez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/156 - K.2009/194 - T.13/05/2009 kararında; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kuşkusuz olduğu durumda dahi, bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış ve davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemişse davacının boşanma davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.

Bu düzenlemenin pratik anlamı: Davacı daha ağır kusurluysa ve davalı haklı olarak itiraz ediyorsa dava reddedilebilir.

Davalı itiraz hakkını kötüye kullanırsa ne olur?

TMK m. 166/2 uyarınca, davalının itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, hâkim itirazı dikkate almayıp boşanmaya karar verebilir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/140 - K.2009/211 - T.27/05/2009)

Bu düzenlemenin pratik anlamı: Davalının davayı uzatmak amacıyla hareket etmesi vb. durumlar hakkın kötüye kullanılması sayılabilir. Yargıtay’a göre, evlilik birliğinin tekrar kurulmasının mümkün olmadığı hallerde itiraz dikkate alınmaz ve davacı daha kusurlu olsa bile hâkim boşanmaya karar verebilir.

Kusurun bu davadaki rolü, af, görevli ve yetkili mahkeme

  • Kusur ve fer’i sonuçlar: Boşanma kararı için kusur şart değildir; ancak kusur, maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) ile yoksulluk nafakası (TMK m. 175) bakımından değerlendirilir.

  • Af: Boşanma sebebini oluşturan olaydan ve boşanma davası açıldıktan sonra taraflar ortak hayata devam etmeye başlar ve sonrasında yeni bir boşanma sebebi de kanıtlanamazsa boşanma kararı verilemez; affeden tarafın dava hakkı düşer. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/727 - K.2022/1620 - T.29/11/2022 kararında af olgusunun tanımını ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında af niteliğindeki davranışlar gerçekleşmişse bu davranışların boşanma hükmüne esas alınamayacağı vurgulanmıştır. Fakat; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/8419 - K.2025/5099 - T.15/05/2025 kararında ise, ortak çocuklar için tarafların görüşmesi ve aynı konutta tarafların birlikte yaşama olgusunun bulunmaması durumunda bu halin af olarak nitelendirilemeyeceğini belirtmiştir.

  • Görevli ve Yetkili mahkeme: Görevli mahkeme, aile mahkemesi. Aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesi (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1585 - K.2024/5411 - T.06/05/2024).

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açarken ne yapmalıyım?

Evliliğiniz temelinden sarsıldıysa ve boşanmak istiyorsanız:

  • Sarsılmanın ciddiyetini değerlendirin: Ufak geçimsizlikler değil, ortak hayatı çekilmez hale getiren ciddi ve şiddetli durumlar boşanma sebebi oluşturur.

  • Delillerinizi hazırlayın: Tanık, belge, yazışma, fotoğraf vb. gibi delillerle çekilmezliği ispatlayın.

  • Kusur durumunuzu değerlendirin: Daha ağır kusurluysanız davalı itiraz edebilir; ancak evliliğin devamında yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

  • Affın bulunmadığına dikkat edin: Boşanma sebebini oluşturan olaydan sonra eşinizi affettiyseniz bu sebebe boşanma davanızda dayanamazsınız.

  • Yetkili ve görevli mahkemeyi belirleyin: Eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer aile mahkemesinde dava açın.

  • Fer’i talepleri hazırlayın: Maddi ve manevi tazminat, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, velayet ve iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki kurulması, ortak konutun tahsisi vb. gibi taleplerinizi ve bunlara ilişkin delillerinizi hazırlayın.

Sonuç

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, TMK m. 166’da düzenlenen, günümüzde en sık başvurulan genel bir boşanma sebebidir. Toplum yapısının değişmesiyle bütün anlaşmazlık hallerinin tek tek sayılması mümkün olmadığından, kanun koyucu hâkime takdir yetkisi tanıyan bu genel sebebi getirmiştir.

Atıfta Bulunulan Kaynaklar

İçtihatlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

    E.2023/3628 - K.2024/1378 - T.29/02/2024

    Karşılıklı boşanma davasında İlk Derece Mahkemesi, erkeğin kıskançlık, telefon takibi ve eşine 'kira öde ya da git' demesini tam kusur sayarak boşanma kararı vermiştir. BAM, bu vakıaları ispatlanmamış sayarak kadının davasını reddetmişse de Yargıtay; erkeğin falcıya gitmesi, ağır hakaretleri ve baskıcı tutumlarının…

    Kararı açın
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

    E.2023/1702 - K.2023/5406 - T.09/11/2023

    Karşılıklı boşanma davasında; kadının evi ve çocukları defalarca terk ederek ilgisiz kalması nedeniyle tam kusurlu olduğu, darp iddialarını ise ispatlayamadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir. Önceki davanın açılmamış sayılmasına dair kararın kesinleşmemesine dayalı derdestlik itirazı, yasal sürelerin…

    Kararı açın
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

    E.2022/10746 - K.2023/1624 - T.05/04/2023

    Davalı erkeğin eşine yönelik fiziki ve ekonomik şiddet uygulaması, ağır hakaretlerde bulunması ve müşterek konuttan kovması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı açılan boşanma davasında; erkeğin tam kusurlu bulunarak tazminat ve nafakaya hükmedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Yargıtay, delillerin…

    Kararı açın
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

    E.2009/156 - K.2009/194 - T.13/05/2009

    Eşine şiddet uygulayan, hakaret eden ve aile birliği görevlerini yerine getirmeyen davacı kocanın boşanma davasında tam kusurlu olduğu, davalı eşe ise herhangi bir kusur yüklenemediği anlaşılmıştır. Yargıtay, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği ilkesi uyarınca, davalının az da olsa kusuru…

    Kararı açın
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

    E.2009/140 - K.2009/211 - T.27/05/2009

    Davacı koca tarafından açılan boşanma davasında, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ancak bu duruma tamamen davacı kocanın kusurlu davranışlarının neden olduğu, davalı kadına atfedilebilecek bir kusurun ispatlanamadığı anlaşılmıştır. TMK 166 uyarınca tamamen kusurlu eşin açtığı davanın, kimsenin kendi kusuruna…

    Kararı açın
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

    E.2020/727 - K.2022/1620 - T.29/11/2022

    Davacı kadının sadakatsizlik nedeniyle açtığı boşanma davasında, davanın açılmasından sonra tarafların bir kez doğum günü yemeğine çıkması ve fotoğraf çektirmesi 'af' sayılarak dava reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bu durumun medeni bir boşanma protokolü süreci ve çocuklar için yapılabileceğini, ortak hayatın…

    Kararı açın
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

    E.2017/1903 - K.2019/1397 - T.19/12/2019

    Karşılıklı boşanma davasında yerel mahkeme, erkeğin kadını evden kovduğu iddiasını sabit bularak tazminata hükmetmiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK), tanık anlatımlarının doğrudan gözleme dayanmayıp duyum ve aktarma niteliğinde olduğunu, bu beyanların kusur tespiti için yeterli olmadığını saptamıştır. Erkeğin kusuru…

    Kararı açın
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

    E.2025/3407 - K.2025/10137 - T.24/11/2025

    Karşılıklı boşanma davasında, ilk derece mahkemesi ve BAM tarafından erkeğin açtığı davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay, dosya kapsamı ve tanık beyanları ile kadının eşine karşı 'güven sarsıcı davranış' içinde olduğunun sabit olduğunu; bu durumun evlilik birliğini temelinden sarstığını ve erkeğin dava açmakta…

    Kararı açın
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

    E.2024/82 - K.2024/6748 - T.02/10/2024

    Karşılıklı boşanma davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de; Yargıtay, tanık beyanlarıyla sabit olan erkeğin fiziksel şiddet uygulaması, kötü davranışları ve kadını konuttan kovması eylemlerinin evlilik birliğini temelinden sarstığı…

    Kararı açın
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

    E.2008/695 - K.2008/710 - T.26/11/2008

    34 yıllık evlilikte davalı kocanın, davacı eşinin maaşını elinden alması, harcamalarını aşırı kısıtlaması ve cimrilik derecesinde tutumlu davranması nedeniyle açılan boşanma davasıdır. Hukuk Genel Kurulu, kadının ekonomik şiddetten kurtulma ve sosyal özgürlük talebinin haklı olduğuna, bu durumun evlilik birliğini…

    Kararı açın
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

    E.2024/8419 - K.2025/5099 - T.15/05/2025

    Davacı erkeğin açtığı boşanma davasında Bölge Adliye Mahkemesi, kadının dava sürecinde erkeğin ailesinin evinde kalmasını 'af' sayarak davayı reddetmiştir. Yargıtay, erkeğin aynı evde yaşamadığını, kadının çocuklara bakmayarak kurum korumasına alınmalarına sebep olduğunu ve ebeveynlik görevini ihmal ettiğini; bu…

    Kararı açın
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

    E.2024/1585 - K.2024/5411 - T.06/05/2024

    Evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma davasında; davacının yetkili olmayan Ankara mahkemelerinde dava açması üzerine davalının süresinde yetki itirazında bulunarak kendi yerleşim yeri olan Adana'yı seçtiği tespit edilmiştir. TMK 168 uyarınca davacının yetkisiz yerde dava açmasıyla seçim hakkı davalıya…

    Kararı açın

Mevzuat

  • TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 174

    Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini…

    Maddeyi açın
  • TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 166

    Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye…

    Maddeyi açın
  • TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 185

    Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

    Maddeyi açın
  • TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 186

    Eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Birliği eşler beraberce yönetirler. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.

    Maddeyi açın
  • TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 2

    Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

    Maddeyi açın
  • TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 175

    Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

    Maddeyi açın

Konular

  • TMK 166
  • şiddetli geçimsizlik
  • genel boşanma sebebi
  • çekilmezlik şartı
  • ağır kusur

Aile Hukuku’ndan diğer yazılar

Milletlerarası Özel Hukuk · Aile Hukuku28 Ekim 2026

Yabancı Mahkemelerdeki Boşanma ve Velayet Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi: Şartları, Süreci ve Yargıtay Kararları

Yabancı mahkemelerdeki boşanma ve velayet kararları Türkiye’de nasıl tanınır? MÖHUK şartları, NHK ile nüfusa tescil, birlikte velayet tenfizi, tanıma, tenfiz, karşılıklılık, karşılıklılık esası, karşılıklılık ilkesi, mütekabiliyet ilkesi, mütekabiliyet, mütekabiliyet esası, kısmi tenfiz, başka ülkede boşanma, revizyon yasağı, apostil şerhi, yurt dışında boşanma, yurt dışında verilen boşanma kararı, yurt dışında verilen velayet kararı, yurt dışı mahkeme kararının Türkiye’de geçerliliği, yurt dışı mahkeme kararının Türkiye’de tanınması, yurt dışı mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi, yabancı ülkede boşanma, yabancı ülkedeki boşanma kararı Türkiye’de geçerli mi? yabancı ülkedeki boşanma kararı Türkiye’de nasıl geçerli olur? Yargıtay kararlarıyla kapsamlı rehber.

Aile Hukuku18 Haziran 2026

Evlenmenin Mutlak Butlanı: Sebepleri, Butlan Davası ve Sonuçları

Evlenmenin mutlak butlanı nedir? TMK m. 145 sebepleri, batıl olan evlenmeler, butlan davası, mutlak butlan davası, evliliğin mahkeme kararıyla sonlandırılması, eşin evli çıkması, mevcut evlilik, ayırt etme gücünden sürekli yoksunluk halinde evliliğin durumu, evlilikte ayırt etme gücü, akıl hastalığı halinde evliliğin durumu, evlilikte akıl hastalığı, hısımlık halinde evliliğin durumu, hısımlar arası evlenme yasağı, yasak derecede hısımlık, akrabalık halinde evliliğin durumu, evlenmede savcının re’sen davası, savcının davalar katılması, evlenmenin butlanında iyi niyetli eşin ve çocukların korunması, kadının bekleme süresinden önce evlenmesi, evlilikle Türk vatandaşlığının kazanılması, evlenmenin butlanı halinde Türk vatandaşlığı kazanan yabancıların durumu, kesin olmayan evlenme engelleri, bulaşıcı hastalık halinde evlenme, evlenmenin butlanı davasını kimler açabilir? İyileşen eşin butlan davası açması, evlenmenin mutlak butlanı davasında süre, evlenmenin mutlak butlanı davasının nisbi butlan davasına dönüşmesi ve sonuçlarıyla kapsamlı rehber.

Aile Hukuku12 Haziran 2026

Boşanma Davası Usulü ve Dava Sırasında Alınacak Geçici Önlemler: TMK m. 169 ve Yargıtay Kararları

Boşanma davasında hâkim hangi geçici önlemleri alır? boşanma davasından alınabilecek önlemler, TMK m. 169 kapsamında geçici önlemler, tedbir nafakası, nafaka, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, boşanma davası devam ederken doğan ortak çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilir mi?, birikmiş nafaka alacağı, nafaka borçlusu, nafaka alacaklısı, ortak konut, tahsis, ortak konutun tahsisi, aile konutu, aile konutu şerhi, eşlerin mallarının yönetimi, velayet, geçici velayet, ortak velayet, çocuğun üstün yararı, sosyal inceleme raporu, hakimin vicdani kanaati, ikrar ve kabulün hakimi bağlamayacağı, boşanmanın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmaların hakim tarafından onaylanması, boşanmada gizli duruşma yapılması, aile konutu şerhi, çocukla kişisel ilişki kurulması, özel yetkili ve fotoğraflı vekaletname, adli destek ve mağdur hizmetleri, tazyik hapsi, disiplin hapsi, zorlama hapsi, mal rejimi, mal ayrılığına geçiş, eşin tasarruf yetkisinin kısıtlanması, uzaklaştırma kararı, ölçülülük ilkesi, hakkaniyet ilkesi, kusur durumu, KADES (Kadın Destek Uygulaması) 6284 tedbirleri, koruyucu ve önleyici tedbirler ve Yargıtay kararları.

Tüm yazılar