- Aile Hukuku
- 17 dk okuma
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma: TMK m. 166 ve Yargıtay Kararları
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedir? TMK m. 166 şartları, çekilmezlik kriteri, evliliğin çekilmez hale gelmesi, evlilik birliği, evlilik birliğinin kurulamaması, evliliğin sarsılması, şiddetli geçimsizlik, evlilik birliği yükümlülüklerini yerine getirmeme, evlilikte sorumlulukların yerine getirilmemesi, evlilikte kusur, evliliğin temelden sarsılması, evlilikte ağır kusur, davacının daha ağır kusurlu olduğuna dair itiraz, kusur değerlendirmesi, eşin sadakatsiz davranışları, eşin güven sarsıcı davranışları, eşin fiziksel şiddet uygulaması, eşin sözlü şiddet uygulaması, eşin psikolojik şiddet uygulaması, eşin ekonomik şiddet uygulaması, eşin aşırı kıskançlığı, boşanma davasında eşin affedilmesi, af olgusu, boşanmanın sonuçları, boşanmanın feri sonuçları, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, müşterek çocuk, ortak çocuk, çocukla kişisel ilişki kurulması, velayet, ortak konut tahsisi ve Yargıtay kararlarıyla rehber.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, boşanma davalarının büyük bir bölümünü oluşturan genel boşanma sebebidir. TMK m. 166’da düzenlenen bu sebep, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeyi eşlerden beklenemeyecek derecede sarsması halinde uygulanır. Bu yazıda bu boşanma sebebinin şartlarını, çekilmezlik kriterini, kusurun rolünü ve Yargıtay’ın emsal kararlarını pratik bir dille açıklıyoruz.
Mevzuat Çerçevesi
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, şu temel düzenlemelerle şekillendirilmiştir:
-
TMK m. 166/1: Evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılması halinde eşlerden birinin boşanma davası açabileceğini düzenler.
-
TMK m. 166/2: Davacının kusuru daha ağır ise davalıya itiraz imkânı tanır. İtiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer yarar kalmamışsa hâkim boşanmaya karar verebilir.
-
TMK m. 166/3-4: Anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık yani ortak hayatın yeniden kurulamamasını düzenler.
-
TMK m. 185 ve TMK m. 186: Evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri düzenler.
-
TMK m. 2: Dürüstlük kuralına ilişkin düzenlemedir. TMK m. 166/2’deki itirazın değerlendirmesi, bu kuralın boşanma davasına uygulanmış özel bir halidir.
-
TMK m. 174 ve TMK m. 175: Maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası düzenlenir. Kusur değerlendirmesi dikkate alınır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedir?
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, genel bir boşanma sebebidir. Çünkü kanunda tek tek sayılan özel hallere bağlı değildir. Hâkim, olgunun davacı açısından evliliği çekilmez hale getirip getirmediğini takdir yetkisiyle değerlendirir.
Bu durumun pratik anlamı: Özel bir boşanma sebebi bulunsa dahi, genel sebep olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak da dava açılabilir. Temelinden sarsılma, genel sıkıntılardan farklı olarak, ortak hayatı sürdürmesi beklenemeyecek derecedeki durumları ifade eder.
Bu sebebe dayalı boşanmanın şartları nelerdir?
TMK m. 166/1 iki şartı birlikte arar:
-
1. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması: Eşler arasında evliliği temelinden sarsan ciddi ve şiddetli bir durum bulunmalıdır.
-
2. Ortak hayatın çekilmez hale gelmesi: Bu durum, en az davacı eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmiş olmalıdır. Her iki eş için de çekilmez olması şart değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1903 - K.2019/1397 - T.19/12/2019 kararında; evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şart olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması ve ortak hayatın çekilmez hâle gelmiş bulunması gerektiğini belirtmiştir. Evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime takdir hakkı tanımış; olayın özellikleri, oluş biçimi, eşlerin kültürel sosyal durumları, eğitim durumları, mali durumları, eşlerin birbirleri ve çocukları ile olan ilişkileri, yaşadıkları çevrenin özellikleri, toplumun değer yargıları gibi hususlar da dikkate alınarak evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığının tespit edileceğini vurgulamıştır. Ayrıca Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3407 - K.2025/10137 - T.24/11/2025 kararına göre evlilik birliği, eşlerin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa boşanmaya karar verilir. Taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve evlilik birliğinin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut olması halinde eşlerin birlikte yaşamaya zorlanmaması gerekmektedir.
Bu şartların pratik anlamı: Hâkim, evlilik hakkında takdir yetkisiyle değerlendirme yapar. Yargıtay’a göre eşler, evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeksizin sadece aynı çatı altında yaşıyorsa evlilik birliği çekilmez halde demektir.
Hangi haller evlilik birliğini temelinden sarsar?
Yargıtay kararlarında evlilik birliğini temelinden sarsan haller olarak kabul edilen bazı örnekler:
-
Şiddet ve kötü muamele: Fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, başkaları önünde küçük düşürme. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/82 - K.2024/6748 - T.02/10/2024 kararında kendisine fiziksel şiddet uygulanan eşin boşanma davası açmakta haklı olduğunu ve taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/695 - K.2008/710 - T.26/11/2008 kararında; eşlerden birinin aşırı hesaplı ve cimrilik ölçüsünde tutumlu olması halinde diğer eşin ekonomik şiddet gördüğünü vurgulamıştır.
-
Sadakatsizlik ve güven sarsıcı davranışlar: Eşe karşı saygısızlık ve sadakatsizlik gösteren sözler ile davranışlar, güven sarsıcı davranışlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3407 - K.2025/10137 - T.24/11/2025 kararında, eşin diğer eşe karşı güven sarsıcı davranış içinde bulunması halinde; taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut olduğu vurgulanmıştır.
-
Aşırı kıskançlık: Ortak hayatı çekilmez hale getiren aşırı kıskançlık, baskı kurma. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3628 - K.2024/1378 - T.29/02/2024 kararında erkeğin kadına karşı kıskanç tavırlar içine girmesi, şüpheci ve baskıcı tutum sergilemesi halinde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte ve erkekten kaynaklanan bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğunu, kadının dava açmakta haklı olduğunu belirtmiştir.
-
Yükümlülüklerin ihlali: Eve ve çocuklara bakmama, ekonomik yükümlülükleri yerine getirmeme, kişisel hijyene özenmeme. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1702 - K.2023/5406 - T.09/11/2023 kararında; evden ayrılırken çocuklarını yanında götürmeyen, çocuklarını arayıp sormayan, çocuklarına yemek hazırlamayan, çocukları hastayken ilaçlarını takip etmeyen, çocuklarını okula giderken hazırlamayan annenin boşanma davasında kusurlu olduğunu belirtmiştir.
-
Onur kırıcı davranışlar: Eşe karşı aşağılayıcı beyanlar, eşe hakaret. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10746 - K.2023/1624 - T.05/04/2023 kararında erkeğin eşine şiddet uygulaması, hakaret ve küfür etmesi halinde kusurlu olduğu vurgulanmıştır.
Bu hallerin pratik anlamı: Hâkim, her olayı somut koşullara, evliliğin durumuna, tarafların sosyoekonomik yapısına ve diğer saiklere göre değerlendirir.
Davalının “davacı daha kusurlu” itirazı nedir?
TMK m. 166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağırsa davalıya itiraz imkânı tanınmıştır.
-
Kusur değerlendirme zamanı: Hâkim, kusur değerlendirmesini dava açılmadan önce gerçekleşen ve üzerinden uzun zaman geçmemiş olaylar üzerinden yapar.
-
Davacının kusursuzluğu: Ortak hayatı çekilmez hale getiren olayları davalı meydana getirmişse ve davacının kusuru yoksa davalının itirazına itibar edilmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/156 - K.2009/194 - T.13/05/2009 kararında; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kuşkusuz olduğu durumda dahi, bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış ve davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemişse davacının boşanma davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.
Bu düzenlemenin pratik anlamı: Davacı daha ağır kusurluysa ve davalı haklı olarak itiraz ediyorsa dava reddedilebilir.
Davalı itiraz hakkını kötüye kullanırsa ne olur?
TMK m. 166/2 uyarınca, davalının itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, hâkim itirazı dikkate almayıp boşanmaya karar verebilir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/140 - K.2009/211 - T.27/05/2009)
Bu düzenlemenin pratik anlamı: Davalının davayı uzatmak amacıyla hareket etmesi vb. durumlar hakkın kötüye kullanılması sayılabilir. Yargıtay’a göre, evlilik birliğinin tekrar kurulmasının mümkün olmadığı hallerde itiraz dikkate alınmaz ve davacı daha kusurlu olsa bile hâkim boşanmaya karar verebilir.
Kusurun bu davadaki rolü, af, görevli ve yetkili mahkeme
-
Kusur ve fer’i sonuçlar: Boşanma kararı için kusur şart değildir; ancak kusur, maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) ile yoksulluk nafakası (TMK m. 175) bakımından değerlendirilir.
-
Af: Boşanma sebebini oluşturan olaydan ve boşanma davası açıldıktan sonra taraflar ortak hayata devam etmeye başlar ve sonrasında yeni bir boşanma sebebi de kanıtlanamazsa boşanma kararı verilemez; affeden tarafın dava hakkı düşer. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/727 - K.2022/1620 - T.29/11/2022 kararında af olgusunun tanımını ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında af niteliğindeki davranışlar gerçekleşmişse bu davranışların boşanma hükmüne esas alınamayacağı vurgulanmıştır. Fakat; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/8419 - K.2025/5099 - T.15/05/2025 kararında ise, ortak çocuklar için tarafların görüşmesi ve aynı konutta tarafların birlikte yaşama olgusunun bulunmaması durumunda bu halin af olarak nitelendirilemeyeceğini belirtmiştir.
-
Görevli ve Yetkili mahkeme: Görevli mahkeme, aile mahkemesi. Aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesi (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1585 - K.2024/5411 - T.06/05/2024).
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açarken ne yapmalıyım?
Evliliğiniz temelinden sarsıldıysa ve boşanmak istiyorsanız:
-
Sarsılmanın ciddiyetini değerlendirin: Ufak geçimsizlikler değil, ortak hayatı çekilmez hale getiren ciddi ve şiddetli durumlar boşanma sebebi oluşturur.
-
Delillerinizi hazırlayın: Tanık, belge, yazışma, fotoğraf vb. gibi delillerle çekilmezliği ispatlayın.
-
Kusur durumunuzu değerlendirin: Daha ağır kusurluysanız davalı itiraz edebilir; ancak evliliğin devamında yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
-
Affın bulunmadığına dikkat edin: Boşanma sebebini oluşturan olaydan sonra eşinizi affettiyseniz bu sebebe boşanma davanızda dayanamazsınız.
-
Yetkili ve görevli mahkemeyi belirleyin: Eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer aile mahkemesinde dava açın.
-
Fer’i talepleri hazırlayın: Maddi ve manevi tazminat, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, velayet ve iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki kurulması, ortak konutun tahsisi vb. gibi taleplerinizi ve bunlara ilişkin delillerinizi hazırlayın.
Sonuç
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, TMK m. 166’da düzenlenen, günümüzde en sık başvurulan genel bir boşanma sebebidir. Toplum yapısının değişmesiyle bütün anlaşmazlık hallerinin tek tek sayılması mümkün olmadığından, kanun koyucu hâkime takdir yetkisi tanıyan bu genel sebebi getirmiştir.
Hukuki araştırmalarınızı hızlandırın
Lex Asistan ile mevzuat arama, içtihat araştırma ve yapay zeka destekli hukuk asistanını ücretsiz deneyin.
Ücretsiz Deneyin