Yargıtay

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

E.2024/8419 - K.2025/5099 - T.15/05/2025

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/213 E., 2024/265 K.

DAVA TÜRÜ : Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tatvan 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2020/191 E., 2022/256 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında davalı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş, karar davalı kadın tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı kadının istinaf talebinin kabulüyle boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde tarafların dava açıldıktan sonra bir araya geldikleri, ortak konutta birlikte yaşadıkları, bu durumda, erkeğin, davalı kadının kusurlarını affettiği, kadının kusursuz olduğu belirtilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların fiilen ayrılmalarından sonra davalı kadının ortak çocukları bazı zamanlarda davacı erkeğe bıraktığı sonra tekrar yanına aldığı, yargılama sürerken ortak çocukların 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında kurum korumasına dahi alınmak durumunda kaldıkları, sosyal inceleme raporundaki beyana göre bir dönem kadın ve ortak çocukların erkeğin anne ve babasının yaşadığı eve yerleştiği, erkek ile anne ve babasının bu evde kalmadığı, taraflar arasında birlikte yaşama olgusunun devam etmediği, gerek dava öncesinde gerek yargılama aşamasında taraflar arasındaki geçimsizliğin süreklilik arzeder şekilde devam ettiği ve bu durumdan kaynaklanan olumsuzluğun ortak çocuklara sirayet ederek onların günlük yaşamlarını dahi etkiler hale geldiği, tüm bu olay ve olgular dikkate alındığında yaşanan süreç sonunda davacının davalıyı affettiğinin kabulüne imkan bulunmadığı ve bu itibarla af olgusunun gerçekleşmediği sabittir. Dosya kapsamına göre de; davalı kadının evlilik birliği süresince ortak çocuklarla yeterince ilgilenmediği, ebeveyn sorumluluğunun gerektirdiği ölçüde gerekli özeni göstermemek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer içtihatları keşfedin

Lex Asistan ile milyonlarca içtihat kararına anında erişin. Yapay zeka destekli arama ile ihtiyacınız olan kararları saniyeler içinde bulun.

Ücretsiz Deneyin