Yargıtay

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

E.2016/1444 - K.2019/11176 - T.15/05/2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde Eylül 2010 tarihinden 22/05/2013 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akdi ile çalıştığını, iş akdinin davalı iş veren tarafından haksız bir şekilde sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının işten kendi isteği ile ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer alacakları hak kazanmadığını, müvekkilinde her hangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı iş veren nezdinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalıştığı, iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı gerektirmeyecek şekilde sona erdirdiğini ispat yükümlülüğünün davalı iş verende olduğunu, davalı iş veren tarafından davacının kendi isteği ile işten ayrıldığının savunulduğu, davacının iş akdinin davalı tarafından haklı olmayan nedenle sona erdirildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-İş sözleşmesinin kim tarafından, ne şekilde feshedildiği ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.

Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.

Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez.

Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir.

Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce, işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak değerlendirilmektedir.

Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması, 4857 sayılı İş Kanununun 109. maddesinin bir sonucudur. Ancak yazılı şekil şartı, geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır.

Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuçlarını doğurur. Ulaşma, muhatabın hâkimiyet alanına girdiği andır.

Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde, davacının iş koşullarının ağırlığı ve çıkış saatlerinin belli olmaması gibi nedenlerden dolayı davalı işverenle 22.05.2013 tarihinde konuştuğu, işverenin “işi size göre mi planlayacağız, biz istediğimiz gibi planlarız, siz de o işi planladığımız gibi yapacaksınız, yoksa bırakır gidersiniz” diyerek davacıyı işten kovduğu iddia edilmiş, davalı ise davacının işyerini terk ederek işten kendisinin ayrıldığını savunmuştur.

Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeleri ile özellikle davacı tanığı Bayram’ın beyanlarından, davacının iş akdini ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle feshettiği, yargılama sırasında da davacının ödenmeyen fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacının ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle iş akdini kendisinin feshettiği ve feshin haklı olduğu anlaşılmakla, Mahkemece kıdem tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Ancak iş akdini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmadığından davacının ihbar tazminatı talebinin reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile bu talebin kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer içtihatları keşfedin

Lex Asistan ile milyonlarca içtihat kararına anında erişin. Yapay zeka destekli arama ile ihtiyacınız olan kararları saniyeler içinde bulun.

Ücretsiz Deneyin