Boşanma davasında geçici önlemler, yargılamanın uzun sürebildiği boşanma süreçlerinde eşlerin ve özellikle çocukların menfaatlerinin korunması açısından kritik önem taşır. TMK m. 169 uyarınca boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alabilir. Bu yazıda boşanma davasının yargılama usulünü, dava sırasında alınabilecek geçici önlemleri, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirleri ve Yargıtay’ın emsal kararlarını pratik bir dille açıklıyoruz.
Mevzuat Çerçevesi
Boşanma davası usulü ve geçici önlemler, şu temel düzenlemelerle şekillendirilmiştir:
-
TMK m. 169: Bu yazının temel hükmü. Boşanma veya ayrılık davası süresince hâkimin eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocuklara ilişkin geçici önlemleri re’sen alabileceğini düzenler.
-
TMK m. 184: Boşanmada yargılama usulü. Yemin deliline başvurulamayacağını, ikrarın ve davanın kabulünün hâkimi bağlamayacağını, hakimin vicdani kanaatini, kanıtların serbestçe takdirini, boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmaların hâkim tarafından onaylanmasını gerektiğini, taraflardan birinin talebi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına hakimin karar verebileceğini düzenler.
-
TMK m. 194, TMK m. 206, TMK m. 208: Aile konutu şerhi, mal ayrılığına geçişte haklı sebepler ve eski mal rejimine dönüşü düzenler.
-
HMK m. 13, HMK m. 119, HMK m. 139: Karşı dava yetkisi, dava dilekçesi unsurları ve ön inceleme aşamasını düzenler. Boşanma davası yazılı yargılama usulüne tabidir.
-
4787 Sayılı Kanun m. 2: Aile mahkemelerinin kuruluşu ve görevini düzenler. Aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
-
6284 Sayılı Kanun m. 4 ve m. 5: Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. Koruyucu ve önleyici tedbir kararlarını düzenler.
Boşanma davası nerede ve hangi usulle görülür?
-
Görevli mahkeme: Aile mahkemesi. Aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
-
Yetkili mahkeme: Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesi.
-
Yargılama usulü: HMK’da basit yargılama halleri arasında sayılmadığından boşanma davası yazılı yargılama usulüne tabidir. Dilekçeler aşamasında cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri gündeme gelebilir.
-
Taraflar: Dava ancak eşler tarafından ve birbirlerine karşı açılabilir. Eş kendisini özel yetkili ve fotoğraflı vekaletnameyle yetkili kıldığı avukat aracılığıyla temsil ettirebilir.
-
Eşin ölümü: Dava sırasında bir eş ölürse mirasçılar davaya devam edebilir, ancak hâkim boşanma değil yalnızca kusur tespiti yapar (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7558 - K.2025/4427 - T.30/04/2025). Özellikle zina ve hayata kastta katılma alacağı açısından kusur tespiti önemlidir.
Geçici önlemler nasıl alınır ve amacı nedir?
TMK m. 169 uyarınca hâkim, boşanma veya ayrılık davası açılınca geçici önlemlere kendiliğinden karar verebilir. Bu önlemler basit yargılama usulüne tabidir.
Bu düzenlemenin pratik anlamı: Hâkim, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun her türlü tedbiri alabilir, bu konuda bir sınırlama yoktur. Düzenlemenin amacı yargılama sırasındaki hukuki güvenliği sağlamak, eşlerin sorunlarının büyümesini önlemek, çocukların menfaatini korumak ve boşanma gerçekleşmezse ortak hayatın yeniden kurulabilmesini sağlamaktır.
Ortak konut kime tahsis edilir?
Eşler ortak konutta kimin yaşayacağını kararlaştırabilir. Anlaşma yoksa hâkim, ihtiyaca, müşterek çocuğun velayetine, eşlerden birinin evinin olup olmamasına, tarafların ekonomik durumuna ve diğer saiklere bakarak ortak konutu bir eşe tahsis edebilir. Tahsis, aksi bir durum olmadıkça boşanma kararı kesinleşinceye kadar sürer. Koşullar değişirse hâkim yeniden takdir edebilir.
Tedbir nafakası nasıl belirlenir?
Boşanma davası açılmasıyla evlilik giderlerine katılma yükümlülüğü sona ermez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/107 - K.2022/318 - T.15/03/2022). Eşler ayrı yaşayacaksa, maddi imkânı kısıtlı ve geçimini sağlayamayacak eşe diğer eşin katkıda bulunması için tedbir nafakasına hükmedilebilir.
-
Belirleme ölçütleri: Eşlerin evlilik süresince sahip olduğu ekonomik durum, tarafların gereksinimi, giderlerin durumu ve müşterek çocuğun kimle kalacağı dikkate alınır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/5731 - K.2019/10206 - T.17/12/2019 sayılı kararında, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları halinde de korunmasının gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir.
-
Kusurun rolü: Eşlerin kusur durumu tedbir nafakası kararını etkilemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2208 - K.2020/575 - T.09/07/2020). Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2776 - K.2023/6349 - T.20/12/2023 dava öncesinden itibaren başka bir erkek ile birlikte karı-koca hayatı yaşayan kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmemesi gerektiğini kabul etmiştir.
-
Süre ve dönüşüm: Yargılama sürecinde her zaman talep edilebilir. Dava tarihinden itibaren geçerli olur ve karar kesinleşinceye kadar devam eder. Hükümle birlikte yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşebilir.
Bu düzenlemelerin pratik anlamı: Tedbir nafakası ilam niteliğinde olmadığından ancak ilamsız icra takibine konu edilebilir. Nafakaya ilişkin kararı yerine getirmeyen eş, alacaklı eşin şikâyeti üzerine İİK m. 344 gereğince üç aya kadar tazyik hapsiyle karşılaşabilir.
Geçici velayet, ortak velayet ve çocukla kişisel ilişki nasıl düzenlenir?
Taraflar dava süresince geçici velayetin bir eşe bırakılmasını kararlaştırabilir. Anlaşma yoksa hâkim, sosyal inceleme raporu da alarak çocuğun üstün yararını gözeterek karar verebilir. Ayrıca Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/696 - K.2025/7688 - T.23/09/2025 kararında; çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, çocuğun görüşünün aksine karar verilmesinin mümkün olduğunu, mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan adli destek görevlisi heyetinden, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor alınması gerektiğini, gerekli görüldüğü takdirde idrak çağında bulunan çocukların da velâyet konusundaki görüşünün değerlendirilebileceğini belirtmiştir.
-
İştirak nafakası: Velayet kendisine bırakılmayan eş, çocuk lehine ayrıca tedbir ve iştirak nafakasından sorumlu tutulabilir. Hatta Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3021 - K.2023/6251 - T.14/12/2023 kararında, boşanma davası devam ederken doğan ortak çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedilmesi gerektiğini dahi vurgulamıştır.
-
Kişisel ilişki: Velayet bir eşe bırakılırsa, diğer eşin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı vardır. Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa ilişki kurulmamasına karar da verilebilir ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/622 - K.2007/598 - T.19/09/2007). Ayrıca Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/15771 - K.2017/1737 - T.20/02/2017 emsal kararıyla ortak velayetin Türk kamu düzenine aykırı olmadığını kabul etmiştir.
-
Adli destek birimi: Yargı paketi değişiklikleriyle 04.08.2022 tarihinde Çocuk Teslimi Ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İişkin İlam Ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik yayınlanarak kişisel ilişkinin icra dairesi yoluyla yapılması kaldırılmış, adli destek ve mağdur hizmetleri birimi marifetiyle yapılması düzenlenmiştir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/11480 - K.2025/3655 - T.18/03/2025).
Bu düzenlemelerin pratik anlamı: Kişisel ilişki kararında çocuğun eğitim hayatı, eşlerin çalışma durumu dikkate alınır ve şartlar açıkça belirtilir. Uygulamada genelde ayda iki hafta sonu, bayramların 2.-3. günleri, ara tatilin bir haftası ve yaz tatilinin bir ayı şeklinde kararlar verilmektedir.
Mal varlığına yönelik hangi tedbirler alınır?
-
Mal ayrılığına geçiş: Hâkim, haklı sebepler varsa TMK m. 169 uyarınca mal ayrılığına geçişe karar verebilir. Boşanma reddolunur veya davadan vazgeçilirse TMK m. 208/2 gereğince eski mal rejimine dönülebilir.
-
Tasarruf yetkisi kısıtlaması: Ciddi ve güncel bir tehlike varsa, malik eşin belirli malvarlığı üzerinde işlem yapma yetkisi kısıtlanabilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/440 - K.2022/85 - T.08/02/2022). Bu, fiil ehliyetini etkilemez, üçüncü kişilerle işlemlerde diğer eşin rızası aranır.
-
Aile konutu şerhi: TMK m. 194 uyarınca aile konutu üzerindeki tasarruf (kira feshi, mülkiyet işlemleri) diğer eşin rızasıyla mümkündür. Endişe duyan eş tapu müdürlüğüne başvurarak aile konutu şerhi koydurabilir. Hatta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/302 - K.2022/1513 - T.15/11/2022 kararında; aile konutu ile ilgili sınırlandırmanın, taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu olma özelliği nedeniyle getirildiğini, taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa bile o konutun aile konutu özelliğini taşıdığını, işlem tarafı üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmamasının öneminin bulunmadığını vurgulamıştır.
-
Borçlulara ödeme talimatı: TMK m. 198 uyarınca, giderlere katılma yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşin borçlularının ödemeyi kısmen veya tamamen diğer eşe yapmalarına hâkim re’sen karar verebilir.
Bu tedbirlerin pratik anlamı: Mal varlığı tedbirlerinde ölçülülük ilkesine dikkat edilir. Tasarruf kısıtlaması için, malik eşin aileyi ekonomik olarak kötü etkilediğinin veya yükümlülüklerini yerine getirmediğinin ispatlanması gerekir, aksi halde talep reddedilebilir.
6284 sayılı Kanun kapsamında hangi tedbirler alınır?
6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi altında bulunan kişiler için koruyucu ve önleyici tedbirler öngörür. Hâkim, kolluk görevlileri ve mülkî amirler tarafından, istem üzerine veya re'sen tedbir kararları verilebilir.
-
Koruyucu tedbirler: Barınma, geçici maddi yardım, rehberlik, kreş, hayati tehlikede koruma kararı, iş yeri değiştirme, ayrı yerleşim yeri, aile konutu şerhi, gerektiğinde kimlik değiştirme.
-
Önleyici tedbirler: Şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişiler hakkında alınır. Konuttan veya iş yerinden uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim kurmama, silah teslimi, bağımlı kişinin tedavisi, velayet/nafaka/kişisel ilişki kararları.
-
Kolluk yetkisi: Gecikmesinde sakınca varsa kolluk amiri uzaklaştırma/uyarı tedbiri alabilir. Karar, en geç takip eden ilk iş günü onaya sunulur. Hâkim yirmi dört saat içinde onaylamazsa tedbir kendiliğinden kalkar.
-
Süre ve yaptırım: Tedbir tek seferde en çok altı ay için verilir, uzatılabilir. Aykırılık halinde üç günden on güne kadar zorlama hapsi; ihlal devam ederse on beş ile otuz gün (toplam altı ayı geçmemek üzere) uygulanabilir.
Bu tedbirlerin pratik anlamı: Tedbir kararları iki haftalık itiraz süresine tabidir. İtirazlar bir hafta içinde karara bağlanır ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 6284 kapsamındaki tedbirler boşanma davasından bağımsız olarak da alınabilir. İç İşleri Bakanlığı'na bağlı KADES (Kadın Destek Uygulaması) ise günlük hayatta sıkça kullanılmaktadır.
Boşanma davası açarken ne yapmalıyım?
Boşanma davası açmayı düşünüyorsanız:
-
Yetkili mahkemeyi belirleyin: Eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer aile mahkemesinde dava açın.
-
Dava dilekçesini özenle hazırlayın: HMK m. 119 uyarınca konu ve talep net, iddialar somutlaştırılmış olmalıdır. Boşanma sebebini ve dayandığınız vakıaları net belirtin.
-
Geçici önlem taleplerinizi belirtin: Tedbir nafakası, geçici/ortak velayet, ortak konutun tahsisi, çocukla kişisel ilişki kurulması gibi taleplerinizi dilekçenize ekleyin. Hâkim re’sen de karar verebilir.
-
Delillerinizi hazırlayın: Tanık, belge, yazışma vb. delillerinizi hazırlayın. Müşterek çocuk varsa sosyal inceleme raporu alınabileceğini unutmayın.
-
6284 sayılı kanun kapsamında başvuru yapın: Şiddete uğradıysanız veya tehlike altındaysanız, boşanma davasından bağımsız olarak 6284 kapsamında koruyucu veya önleyici tedbirler talep edin.
Sonuç
Boşanma davaları yazılı yargılama usulüne tabi, aile mahkemelerinde görülen davalardır. TMK m. 169, hâkime bir sınırlamaya tabi olmaksızın boşanma ve ayrılık davalarında geçici önlem alma yetkisi tanımıştır. Hâkim, hakkaniyetin gerektirdiği hallerde tedbir nafakası, geçici velayet, ortak konutun tahsisi, mal varlığı tedbirleri gibi her türlü önlemi re’sen alabilir. Bu önlemlerin amacı, eşlerin ve özellikle çocukların menfaatlerini korumaktır. 6284 sayılı Kanun ise şiddet mağdurları için koruyucu ve önleyici tedbirler sunarak bu korumayı güçlendirmektedir.
Atıfta Bulunulan Kaynaklar
İçtihatlar
-
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
E.2024/7558 - K.2025/4427 - T.30/04/2025
Boşanma davası devam ederken davacı erkeğin vefat etmesi üzerine dava, TMK 181/2 maddesi gereğince sağ kalan eşin kusurunun tespitine dönüşmüştür. Davacı tarafın tanık beyanlarıyla davalı kadının kusurlu olduğunu ispatlamış olması ve kararın usul ile kanuna uygun bulunması gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi'nin hükmü…
Kararı açın -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E.2019/107 - K.2022/318 - T.15/03/2022
Boşanma davasında, kamu çalışanı olan ve eşinden daha yüksek geliri bulunan kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Yargıtay HGK, eşlerin gelir farkına bakılmaksızın evlilik birliği giderlerine güçleri oranında katılmakla yükümlü olduklarını (TMK 186), boşanma davası sürse de bu yükümlülüğün devam ettiğini ve…
Kararı açın -
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
E.2019/5731 - K.2019/10206 - T.17/12/2019
Kararı açın -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E.2017/2208 - K.2020/575 - T.09/07/2020
Karşılıklı boşanma davasında taraflar eşit kusurlu bulunmuş; ancak erkeğin kadını annesinin evine bırakarak ayrı yaşamaya zorlaması nedeniyle kadının TMK 197 kapsamında bağımsız tedbir nafakası talep etmede haklı olduğu vurgulanmıştır. Bağımsız tedbir nafakasında kusur değil, ayrı yaşamada haklılık ölçüttür. Ayrıca…
Kararı açın -
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
E.2023/2776 - K.2023/6349 - T.20/12/2023
Karşılıklı boşanma davasında; kadının başka bir erkekle karı-koca hayatı yaşadığı ve zinanın ispatlandığı anlaşıldığından, zina davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken reddi hatalıdır. Ayrıca, başka bir erkekle fiilen evliymiş gibi yaşayan kadın lehine tedbir nafakası…
Kararı açın -
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
E.2025/696 - K.2025/7688 - T.23/09/2025
Boşanma davasında yerel mahkemece idrak çağındaki çocukların babada kalma taleplerine ve annenin çocukları emniyete bıraktığı iddiasına rağmen, velayetin 'anne şefkati' ve 'kardeşlerin ayrılmaması' gerekçesiyle anneye verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay, uzman heyet eşliğinde ebeveynlerin barınma ve ekonomik…
Kararı açın -
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
E.2023/3021 - K.2023/6251 - T.14/12/2023
Boşanma davasında davanın kabulüne ve çocuk yararına tedbir nafakasına karar verilmiştir. Yargıtay; takdir edilen tedbir nafakasının ekonomik koşullar ile çocuğun ihtiyaçlarına göre az olduğu, ayrıca velayet kendisine verilmeyen tarafın iştirak nafakası yükümlülüğünün hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği…
Kararı açın -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E.2007/622 - K.2007/598 - T.19/09/2007
Boşanma davasında mahkemece baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına şimdilik yer olmadığına karar verilmiş, ancak bu karar HGK tarafından bozulmuştur. TMK 324 kapsamında çocuğun huzurunun tehlikeye girdiği veya babanın yükümlülüklerine aykırı davrandığı ispatlanmadıkça, kişisel ilişki kurma hakkının…
Kararı açın -
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
E.2016/15771 - K.2017/1737 - T.20/02/2017
Kararı açın -
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
E.2024/11480 - K.2025/3655 - T.18/03/2025
Kişisel ilişki kurulmasına dair ara kararın yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan şikayet üzerine Ankara ve Ardahan mahkemeleri arasında yetki uyuşmazlığı çıkmıştır. Yargıtay, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 41/F maddesi uyarınca, bu tür şikayetlerde görevli ve yetkili mahkemenin işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu…
Kararı açın -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E.2019/440 - K.2022/85 - T.08/02/2022
Davacı eşin aile konutu şerhi talebi üzerine mahkeme, davalının taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına karar vermiştir. Özel Daire, taleple bağlılık ilkesine aykırılık ve usulüne uygun ıslah bulunmaması nedeniyle kararı bozmuştur. Direnme aşamasında tarafların boşanması kesinleştiğinden, Hukuk Genel…
Kararı açın -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E.2020/302 - K.2022/1513 - T.15/11/2022
Davacı eşin açık rızası alınmadan aile konutu niteliğindeki taşınmazın davalı eş tarafından üçüncü kişilere devredilmesi üzerine açılan tapu iptal ve tescil davasıdır. Hukuk Genel Kurulu, tapuda aile konutu şerhi bulunmasa dahi TMK 194 uyarınca açık rızanın zorunlu olduğunu, rızanın varlığını ispat yükünün davalıda…
Kararı açın
Mevzuat
-
TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 169
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır.
Maddeyi açın -
TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 184
Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir: 1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. 2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin…
Maddeyi açın -
TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 194
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak…
Maddeyi açın -
TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 206
Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir: 1. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması, 2. Diğer eşin, istemde bulunanın…
Maddeyi açın -
TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 208
Eşler, her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebilirler. Mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir.
Maddeyi açın -
AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN — Madde 2
Aile mahkemeleri, Adalet Bakanlığınca Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak her ilde ve merkez nüfusu yüzbinin üzerindeki her ilçede, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde olmak üzere kurulur. Aile mahkemelerinin yargı çevresi, kurulduğu il ve ilçenin mülkî sınırlarıyla belirlenir. Ancak…
Maddeyi açın -
AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN — Madde 4
(1) Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir: a) İşyerinin değiştirilmesi. b) Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi. c) 22/11/2001…
Maddeyi açın -
AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN — Madde 5
(1) Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir: a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması. b) Müşterek konuttan…
Maddeyi açın -
İCRA VE İFLAS KANUNU — Madde 344
(Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.) Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması…
Maddeyi açın -
TÜRK MEDENİ KANUNU — Madde 198
Eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.
Maddeyi açın -
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU — Madde 119
(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda…
Maddeyi açın